Dünya Çevre Günü
Dünya Çevre Günü;
İsveç’ in Stockholm şehrinde, 1972 yılında düzenlenen konferansta Birleşmiş Milletler’ de çevre sorunlarını küresel boyutta ele alacak uluslararası bir organın kurulmasına karar verilmiştir. Bu konferans Birleşmiş Milletler ’in çevre alanındaki çalışmalarının temelini oluşturmuştur. Bu konferans sonunda uluslararası boyutta bir bildiri yayınlanmıştır. “Stockholm Bildirgesi” olarak bilinen bu bildiride, bütün insanlar ve hükümetler çevrenin korunması ve geliştirilmesi için ortak hareket etmeye çağrılmıştır.
Konferansta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmiştir.
Bu sene Dünya Çevre Günü Pakistan’ ın resmi ev sahipliği ile “Ekosistem Restorasyonu” teması ile kutlanacaktır.
"Ekosistem, belirli bir kısımda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlerdir.” ve “Ekosistemler, canlı organizmalar - bitkiler, hayvanlar, insanlar - çevreleriyle etkileşimi olarak tanımlanır.”
Yaşadığımız dünya sadece biz insanlara değil, tüm canlılara aittir. Bu sebeple yaşamımızı sürdürürken yaptığımız aktivitelerin, oluşan kirliliğin farkında olarak bunları en aza indirmek ve geri dönüşümü bir bilinç olarak tüm hayatımıza uyarlamamız gerekmektedir.
Oluşan atıklar sadece çevreyi değil, bizlerin geleceğini de etkilemektedir.
Son yıllarda artan atık miktarları ile birlikte TÜİK’ in verilerine göre 2018 yılında tüm belediyelerden 32,2 milyon ton atık toplandı. Kişi başına düşen atık miktarı ise günlük 1,16 kg olarak hesaplanmıştır.
Anayasamızın 56.maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” der. Çevre sadece bugün yaşadığımız değil, geçmişten geleceğe dek yaşanmış ve yaşanacak olan bir süreçtir. Çevre için yaptığımız en küçük davranış, hareket çığ gibi büyüyecek ve ilerleyen zamanlarda karşımıza çıkacaktır. Yere atılan bir maske ile belki çevrenin kirlenmeyeceği düşüncesi ile devam edebiliriz. Dünya nüfusu göz önüne alındığında ise bu durum içler acısı bir hal almaktadır. Çevrenin korunması aynı zamanda insanın korunması anlamına da gelmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşayan bireyler; işlerinde, okullarında, sosyal yaşantılarında daha başarılı olacaklardır. İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri olan bizler nasıl ki çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için canla başla çalışıyorsak, çevrenin korunması içinde aynı özveri ile çalışmalıyız. Çünkü sağlıksız bir ortamda yapacağımız iyileştirmeler bir süre sonra yetersiz kalacak ve başarısız olacağız.
Herkes bu noktada üzerine düşeni yapmalı ve gereken tüm özeni göstermelidir yoksa su, hava ve toprak kaynaklarımızı ne yazık ki kaybetmiş olacağız.
Kızılderili Şef Seattle’ ın şu sözü asla unutulmamalıdır;
"Doğa, bize dedelerimizden kalan bir miras değil, torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir."
Hepimizin Dünya Çevre Günü Kutlu Olsun!
İrem Erginer Bozdemir
İş Güvenliği Uzmanı
Çevre Mühendisi
İsveç’ in Stockholm şehrinde, 1972 yılında düzenlenen konferansta Birleşmiş Milletler’ de çevre sorunlarını küresel boyutta ele alacak uluslararası bir organın kurulmasına karar verilmiştir. Bu konferans Birleşmiş Milletler ’in çevre alanındaki çalışmalarının temelini oluşturmuştur. Bu konferans sonunda uluslararası boyutta bir bildiri yayınlanmıştır. “Stockholm Bildirgesi” olarak bilinen bu bildiride, bütün insanlar ve hükümetler çevrenin korunması ve geliştirilmesi için ortak hareket etmeye çağrılmıştır.
Konferansta, 5 Haziran Dünya Çevre Günü olarak ilan edilmiştir.
Bu sene Dünya Çevre Günü Pakistan’ ın resmi ev sahipliği ile “Ekosistem Restorasyonu” teması ile kutlanacaktır.
"Ekosistem, belirli bir kısımda bulunan canlılar ile bunları saran cansız çevrelerinin karşılıklı ilişkileri ile meydana gelen ve süreklilik arz eden ekolojik sistemlerdir.” ve “Ekosistemler, canlı organizmalar - bitkiler, hayvanlar, insanlar - çevreleriyle etkileşimi olarak tanımlanır.”
Yaşadığımız dünya sadece biz insanlara değil, tüm canlılara aittir. Bu sebeple yaşamımızı sürdürürken yaptığımız aktivitelerin, oluşan kirliliğin farkında olarak bunları en aza indirmek ve geri dönüşümü bir bilinç olarak tüm hayatımıza uyarlamamız gerekmektedir.
Oluşan atıklar sadece çevreyi değil, bizlerin geleceğini de etkilemektedir.
Son yıllarda artan atık miktarları ile birlikte TÜİK’ in verilerine göre 2018 yılında tüm belediyelerden 32,2 milyon ton atık toplandı. Kişi başına düşen atık miktarı ise günlük 1,16 kg olarak hesaplanmıştır.
Anayasamızın 56.maddesi “Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir.” der. Çevre sadece bugün yaşadığımız değil, geçmişten geleceğe dek yaşanmış ve yaşanacak olan bir süreçtir. Çevre için yaptığımız en küçük davranış, hareket çığ gibi büyüyecek ve ilerleyen zamanlarda karşımıza çıkacaktır. Yere atılan bir maske ile belki çevrenin kirlenmeyeceği düşüncesi ile devam edebiliriz. Dünya nüfusu göz önüne alındığında ise bu durum içler acısı bir hal almaktadır. Çevrenin korunması aynı zamanda insanın korunması anlamına da gelmektedir. Sağlıklı bir çevrede yaşayan bireyler; işlerinde, okullarında, sosyal yaşantılarında daha başarılı olacaklardır. İş Sağlığı ve Güvenliği Profesyonelleri olan bizler nasıl ki çalışanlarımızın sağlığı ve güvenliği için canla başla çalışıyorsak, çevrenin korunması içinde aynı özveri ile çalışmalıyız. Çünkü sağlıksız bir ortamda yapacağımız iyileştirmeler bir süre sonra yetersiz kalacak ve başarısız olacağız.
Herkes bu noktada üzerine düşeni yapmalı ve gereken tüm özeni göstermelidir yoksa su, hava ve toprak kaynaklarımızı ne yazık ki kaybetmiş olacağız.
Kızılderili Şef Seattle’ ın şu sözü asla unutulmamalıdır;
"Doğa, bize dedelerimizden kalan bir miras değil, torunlarımıza bırakacağımız bir emanettir."
Hepimizin Dünya Çevre Günü Kutlu Olsun!
İrem Erginer Bozdemir
İş Güvenliği Uzmanı
Çevre Mühendisi




