Maskeler
Hangi Maske Neden, Ne Zaman ?
Tıp tarihçileri, ilk tıbbi amaçlı maskenin Roma'da 145.000 ve Napoli'de 300.000 insanı öldüren 1656 Vebası sırasında da veba doktorları tarafından giyildiğini belirtiyorlar. 1970 yılında ise CDC 7 kategoride izolasyon önerdi. Bunlar tam izolasyon, solunum izolasyonu, protektif izolasyon, enterik izolasyon , yara ve cilt önlemleri, drenaj önlemleri, kan önlemleri olarak adlandırıldı. Solunum yolu ile bulaşan hastalıklara iki ayrı izolasyon önerildi; solunum yolu önlemleri ve damlacık önlemleri olarak adlandırıldı.
Damlacık Önlemleri
» Büyük partiküllü (> 0.5µm) damlacıklarla bulaşır,
» Partiküller büyük olduğu için yere çöker,
» Bulaşmanın olması için kaynak ve duyarlı kişi arasında yakın mesafe (yaklaşık 1 m)gereklidir
Damlacık izolasyonu gerekli olan durumlar
» İnvazif H influenzae tip b
» Meningokok infeksiyonu
» Çoklu dirençli pnömokok infeksiyonu
» Boğmaca
» İnfluenza
» Adenovirüs
» Kabakulak
» Kızamıkçık
Bu enfeksiyonlardan korunmada cerrahi maske yeterlidir.
Solunum Yolu Önlemleri
Küçük partiküllerin (<0.5 mikron ) geçişinin önlenmesi amaçlanır. Partiküller küçük olduğu için havada asılı kalır. Bu asılı partiküller hava akımıyla çok uzak mesafelere kadar gidebilirler.
Solunum yolu önlemleri uygulanması gereken durumlar
» Kızamık
» Suçiçeği
» Yaygın zona
Günümüzde maskeler de “cerrahi maske” ve “solunum maskesi” olarak ikiye ayrılırlar.
Cerrahi Maskeler:
Cerrahi maskelerin büyük çoğunluğu kendilerine atanmış bir güvenlik standardına (örneğin NIOSH Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü veya EN) sahip değildir. Ameliyat maskesi ya da medikal maske olarak da adlandırılan cerrahi maskeler tek kullanımlık olup sterilizasyonu önerilmez. Ameliyathanelerde ve tıbbi ortamlardaki cerrahi işlemler sırasında enfeksiyon etkenlerinin personelden hastalara ve hastalardan personele bulaşmasını sınırlamak amacıyla tasarlanmış maskelerdir. Ameliyat esnasında en geç iki saate bir değiştirilmelidir. Uzun süre takılması ya da tekrar kullanılması durumunda, koruyucu işlevini yitirmektedir. Cerrahi maske, kullanan kişiye havadaki aerosol partiküllerin yüzde 50'sini filtre ederken çevredeki insanları bu partiküllerden yüzde 60 ile 70 oranında korur. Cerrahi maskeler gevşek bir şekilde takılır, burun ve ağzı kaplar. Ancak maskenin koruyucu olabilmesi için burun etrafında ve yüzün yan taraflarında boşluk olmayacak bir şekilde yüze iyice oturması gerekir. Kaliforniya Üniversitesi bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Monica Gandhi, doğru şekilde üst üste takılmış tek kullanımlık 2 tıbbi maskenin (cerrahi maske), N95 maske kadar koruyucu olabileceğini belirtti.
Günlük maskeler (Bez, fular, atkı)
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, iki veya daha fazla katmandan yapılmış burun etrafında ve yüzün yan taraflarında boşluk olmayacak bir şekilde yüze iyice oturan bez maskelerin koruyucu olduğunu belirtiliyor. Bu maskeler, nefes verildiğinde hava akışını engeller. Günlük maskeler, takanları enfeksiyondan korumaz; sadece bu kişilerde bulunabilecek bakterilerden başkalarını korur. Evde de üretilebilen dikişli veya dikişsiz basit maskeler sık sık değiştirilmeli ve virüslerin hayatta kalmaması için sıcak suyla yıkanmalıdır. Ancak uzmanlar uçak seyahatleri gibi kalabalık içinde uzun süreler geçirilen ortamlar ve yüksek enfeksiyon riskli bölgelerde bu maskelerin yetersiz olabileceği konusunda uyarıyor.
Harvard Üniversitesi yaptığı açıklamada cerrahi maske üzerine kumaş maskenin yüzde 91 oranında etkili olduğunu açıkladı
Solunum Maskeleri
Solunum maskeleri yüz koruması oluşturmak için tasarlanmış sıkı oturan maskelerdir. Solunum maskeleri güvenlik derecesine kadar kullanıcıyı (uygun şekilde giyildiğinde) koruyacak şekilde tasarlanmıştır.
Valfli ve valsiz olarak iki farklı tasarımı vardır. Valfsiz respiratörler, hem hava girişini hem de hava akışını filtreleyerek iki yönlü iyi koruma sağlar. Valfli solunum maskeleri havayı, valfi olmayan eş değerlerine göre daha hızlı ve daha kolay iletmeye yarar. Böylelikle kullanımları daha rahat olup, solunum cihazında daha az nem birikir. Bu özellikle nefes vermek için daha fazla kuvvet gerektiren yüksek dereceli filtrelerde (N100/ FFP3) kullanışlıdır. Bununla birlikte, valfli solunum cihazları kullanıcının enfeksiyonu yaymasını önlemek istediğiniz ortamlarda optimal olmayabilir. Eğer kullanıcı hasta ise, nefes verirken valf açılarak valf aracılığıyla nefes/öksürük/hapşırık filtreden geçmeden maskeden havaya geçecektir. Kısaca eğer valfli solunum maskesi kullanılırsa, soluması daha kolaydır, daha az nemlenir, fakat kişinin kendisi hasta ise başkasına bulaştırabilir. Valfsiz kullanılırsa soluması daha zordur, bununla birlikte hem korunma hem başkasına bulaştırma riskinde azalma sağlanabilir.
Solunum maskesi Kısaltmaları
NIOSH (Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü) tarafından belirlenen iş sağlığı ve güvenliği standartlarına göre FDA tarafından onaylanarak belge alan solunum maskeleri N95, N99 ve N100 olarak sınıflandırılır.
Avrupa ise iki farklı standart kullanmaktadır:
a- “Filtrelenen yüz parçası” (Filtering Face Piece) (FFP)
b- EN 143 standardı olan P1 / P2 / P3.
Her iki standart da CEN (Avrupa Standardizasyon Komitesi) tarafından korunmaktadır.
Solunum maskesi standartlarının karşılaştırılması
Solunum maskesi Filtre kapasitesi*
» FFP1 ve P1 En az %80
» FFP2 ve P2 En az %94
» N95/KN95(çin üretimi) En az %95
» N99 ve FFP3 En az %99
» P3 En az %99,95
» N100 En az %99.97
» * Filtre kapasitesi", 0.3 mikron veya daha büyük partiküllerin yüzde kaçını filtre ettiğini ifade etmektedir.
Solunum maskeleri, koronavirüse karşı ne kadar koruyucudur?
0,3 mikrondan küçük mikroorganizmalar havadaki diğer moleküller (azot, oksijen, vb.) ile etkileşime girerek düzensiz hareket eden partiküllere dönüşür, bunlar da N95 gibi solunum maskeleri tarafından filtrelenebilir. Virüsleri havadan %95'e kadar verimlilikle filtreleyen N95 maskelerinde virüsler filtre boşluklarından daha küçük olmalarına rağmen maske katmanlarında hapsolurlar ve filtre malzemesine iyonik olarak bağlanırlar. Korona virüsün boyutu yaklaşık ortalama 0.12 mikrometredir (12 nanometre). Ancak koronavirüslerin havada diğer moleküllerle birleşerek 0.5 mikrondan büyük olacağı düşünülmektedir, bu nedenle eğer hastaya aspirasyon, entübasyon yada CPR gibi işlemler yapılmayacaksa ( bu işlemler esnasında salınan virüs partikülleri 0.5 mikrondan küçük olacağı için) cerrahi maske kullanımı yeterlidir. N95/FFP2 maskeler sadece aerosol içeren işlemler sırasında kullanılmalıdır.
Doğru maske kullanım basamakları nelerdir?
Maske takmadan önce mutlaka el hijyeni sağlanmalıdır. Mümkünse 20 saniye boyunca sabunlu suyla, mümkün değilse alkol bazlı el antiseptikleriyle el hijyeni sağlanmalıdır. Sonraki adım maskeyi incelemektir. Maske hasar görmüşse atılmalıdır. Maske sağlam görünüyorsa, halka kulakların etrafından çekilerek maske burun ve çenenin üzerinde genişletilmeli ve yerine tam oturduğundan emin olunmalıdır. Takarken veya çıkarırken yüzeye dokunulmamalıdır. Maske içeriden (kullanıcı tarafından) veya dışarıdan (genel maruziyet yoluyla) vücut sıvılarıyla kirlenmişse değiştirilmelidir. Genel olarak, maskeler tek kullanımlık ürünler olup yeniden kullanılmamalıdır. Ancak N95 maskeler çıkartılmadan hastalar arası geçişlerle 8 saat süre ile kullanılabilir. Kişiye özel N95 maskesinin tekrar kullanımı için el hijyeni sağlandıktan sonra çıkarılan maskeler hava alabilen kağıt torba veya kağıt havluya sarılarak temiz bir ortamda saklanabilir. Her kullanımdan sonra torba veya havlu değiştirilmelidir. Bu saklama koşullarında 5 kezden fazla kullanılmamalıdır. Çapraz kontaminasyonu önlemek için maske sadece kulak halkalarına dokunarak çıkarılmalıdır. Çıkarılan maske düzgün bir şekilde sarılıp bir naylon poşet içinde atılmalı ve eller yıkanmalıdır.
Maske kullanımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken durumlar
Kişilerin kendi yaptıkları maskeleri kullanmaları kesinlikle yanlış bir uygulamadır. Kullanılacak maskede FDA (Food and Drug Administration), ASTM (American Society for Testing and Materials), ISO onayı olmalı ve tıbbi bir maskenin hiçbir bileşeninde kağıt olmadığı vurgulanmalıdır.
Cerrahi maskeler üç ile dört katmandan oluşur:
» “spun-bond” veya “melt-blown” polipropilen (filtre tabakası),
» yüksek yoğunluklu dokunmamış bir polipropilen selüloz/polyester tabakası ,
» yüz tarafında “melt-blown” polipropilen filtre tabakasıdır.
Gözlemlenen maske kullanım hataları nelerdir?
Bir maske baş aşağı, sadece burnun üzerine yerleşmişse, çenenin altına çekilmemiş veya sadece ağzın üzerine giyilmiş ve burnu açıkta bırakmışsa yeterli korumayı sağlayamaz. En iyi maske dahi yanlış giyildiğinde koruma sağlamamaktadır.
Kullanıcı, maskenin filtre yüzeyine sürekli dokunur ve uğraşırsa parmakları ve takiben dokunduğu yüzeylerin çapraz bulaşına neden olacaktır. Konuşma veya yemek için yüz maskesinin çenenin altına çekilip, tekrar yerine takılması durumunda maske kirlenmiş olacaktır. Bu durumda kullanılması sakıncalıdır.
Aynı maskeyi çok uzun süre takmamak gerekir. Bir maskenin güvenli bir şekilde takılabileceği süre, kullanıcının etrafında bulunan kişi sayısına bağlıdır. Maskenin dış katmanı nihai engeldir. Patojenleri inaktive etmeden veya öldürmeden filtrelemekte, ancak bir yandan da biriktirerek bulaşıcı yükü artırmaktadır. Yüz maskesi asla bir günden daha uzun süre takılmamalıdır; bir doktor veya hemşire tek bir vardiya sırasında bile birden fazla maske değiştirebilmelidir.
Kullanılmış maskelerin uygun şekilde atılmaması da önemli bir sorundur. Kullanılmış maskeler enfeksiyöz partikülleri biriktirirler. Gelişigüzel etrafa bırakılmaları durumunda daha önceden temiz olan alanların virüsle bulaşmasına neden olabilirler.
Cerrahi yüz maskeleri için altın standart ASTM-F2100'dür. Ancak piyasada benzer görünen, bu standardı karşılamayan ve hastalığa karşı yeterli bir bariyer sağlamayan ucuz malzemelerden yapılmış birçok maske bulunmaktadır. Bu maskelerin koruma sağlamadığı akılda tutulmalıdır.
Maske kullanımının zorlukları
N95 maskeler düzgün takıldığında, içerideki hava ve dış atmosfer arasındaki basınç değişimi nedeniyle çok ısınırlar ve nefes almayı zorlaştırırlar. Kullanıcının kan-oksijen doygunluğu düşebilir; doğru ve uzun süreli kullanımda karbondioksit düzeyi önemli ölçüde artar. Sağlıklı bir yetişkin doğru bir şekilde giyse bile, bir saat kadar sonra sıkıntı yaşayabilir.
Uz.Dr.Rezan HARMAN GÜNERKAN
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Milkrobiyoloji uzmanı/İş Yeri Hekimi
Tıp tarihçileri, ilk tıbbi amaçlı maskenin Roma'da 145.000 ve Napoli'de 300.000 insanı öldüren 1656 Vebası sırasında da veba doktorları tarafından giyildiğini belirtiyorlar. 1970 yılında ise CDC 7 kategoride izolasyon önerdi. Bunlar tam izolasyon, solunum izolasyonu, protektif izolasyon, enterik izolasyon , yara ve cilt önlemleri, drenaj önlemleri, kan önlemleri olarak adlandırıldı. Solunum yolu ile bulaşan hastalıklara iki ayrı izolasyon önerildi; solunum yolu önlemleri ve damlacık önlemleri olarak adlandırıldı.
Damlacık Önlemleri
» Büyük partiküllü (> 0.5µm) damlacıklarla bulaşır,
» Partiküller büyük olduğu için yere çöker,
» Bulaşmanın olması için kaynak ve duyarlı kişi arasında yakın mesafe (yaklaşık 1 m)gereklidir
Damlacık izolasyonu gerekli olan durumlar
» İnvazif H influenzae tip b
» Meningokok infeksiyonu
» Çoklu dirençli pnömokok infeksiyonu
» Boğmaca
» İnfluenza
» Adenovirüs
» Kabakulak
» Kızamıkçık
Bu enfeksiyonlardan korunmada cerrahi maske yeterlidir.
Solunum Yolu Önlemleri
Küçük partiküllerin (<0.5 mikron ) geçişinin önlenmesi amaçlanır. Partiküller küçük olduğu için havada asılı kalır. Bu asılı partiküller hava akımıyla çok uzak mesafelere kadar gidebilirler.
Solunum yolu önlemleri uygulanması gereken durumlar
» Kızamık
» Suçiçeği
» Yaygın zona
Günümüzde maskeler de “cerrahi maske” ve “solunum maskesi” olarak ikiye ayrılırlar.
Cerrahi Maskeler:
Cerrahi maskelerin büyük çoğunluğu kendilerine atanmış bir güvenlik standardına (örneğin NIOSH Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü veya EN) sahip değildir. Ameliyat maskesi ya da medikal maske olarak da adlandırılan cerrahi maskeler tek kullanımlık olup sterilizasyonu önerilmez. Ameliyathanelerde ve tıbbi ortamlardaki cerrahi işlemler sırasında enfeksiyon etkenlerinin personelden hastalara ve hastalardan personele bulaşmasını sınırlamak amacıyla tasarlanmış maskelerdir. Ameliyat esnasında en geç iki saate bir değiştirilmelidir. Uzun süre takılması ya da tekrar kullanılması durumunda, koruyucu işlevini yitirmektedir. Cerrahi maske, kullanan kişiye havadaki aerosol partiküllerin yüzde 50'sini filtre ederken çevredeki insanları bu partiküllerden yüzde 60 ile 70 oranında korur. Cerrahi maskeler gevşek bir şekilde takılır, burun ve ağzı kaplar. Ancak maskenin koruyucu olabilmesi için burun etrafında ve yüzün yan taraflarında boşluk olmayacak bir şekilde yüze iyice oturması gerekir. Kaliforniya Üniversitesi bulaşıcı hastalıklar uzmanı Dr. Monica Gandhi, doğru şekilde üst üste takılmış tek kullanımlık 2 tıbbi maskenin (cerrahi maske), N95 maske kadar koruyucu olabileceğini belirtti.
Günlük maskeler (Bez, fular, atkı)
ABD Hastalık Kontrol ve Önleme Merkezi, iki veya daha fazla katmandan yapılmış burun etrafında ve yüzün yan taraflarında boşluk olmayacak bir şekilde yüze iyice oturan bez maskelerin koruyucu olduğunu belirtiliyor. Bu maskeler, nefes verildiğinde hava akışını engeller. Günlük maskeler, takanları enfeksiyondan korumaz; sadece bu kişilerde bulunabilecek bakterilerden başkalarını korur. Evde de üretilebilen dikişli veya dikişsiz basit maskeler sık sık değiştirilmeli ve virüslerin hayatta kalmaması için sıcak suyla yıkanmalıdır. Ancak uzmanlar uçak seyahatleri gibi kalabalık içinde uzun süreler geçirilen ortamlar ve yüksek enfeksiyon riskli bölgelerde bu maskelerin yetersiz olabileceği konusunda uyarıyor.
Harvard Üniversitesi yaptığı açıklamada cerrahi maske üzerine kumaş maskenin yüzde 91 oranında etkili olduğunu açıkladı
Solunum Maskeleri
Solunum maskeleri yüz koruması oluşturmak için tasarlanmış sıkı oturan maskelerdir. Solunum maskeleri güvenlik derecesine kadar kullanıcıyı (uygun şekilde giyildiğinde) koruyacak şekilde tasarlanmıştır.
Valfli ve valsiz olarak iki farklı tasarımı vardır. Valfsiz respiratörler, hem hava girişini hem de hava akışını filtreleyerek iki yönlü iyi koruma sağlar. Valfli solunum maskeleri havayı, valfi olmayan eş değerlerine göre daha hızlı ve daha kolay iletmeye yarar. Böylelikle kullanımları daha rahat olup, solunum cihazında daha az nem birikir. Bu özellikle nefes vermek için daha fazla kuvvet gerektiren yüksek dereceli filtrelerde (N100/ FFP3) kullanışlıdır. Bununla birlikte, valfli solunum cihazları kullanıcının enfeksiyonu yaymasını önlemek istediğiniz ortamlarda optimal olmayabilir. Eğer kullanıcı hasta ise, nefes verirken valf açılarak valf aracılığıyla nefes/öksürük/hapşırık filtreden geçmeden maskeden havaya geçecektir. Kısaca eğer valfli solunum maskesi kullanılırsa, soluması daha kolaydır, daha az nemlenir, fakat kişinin kendisi hasta ise başkasına bulaştırabilir. Valfsiz kullanılırsa soluması daha zordur, bununla birlikte hem korunma hem başkasına bulaştırma riskinde azalma sağlanabilir.
Solunum maskesi Kısaltmaları
NIOSH (Amerikan İş Güvenliği ve Sağlığı Ulusal Enstitüsü) tarafından belirlenen iş sağlığı ve güvenliği standartlarına göre FDA tarafından onaylanarak belge alan solunum maskeleri N95, N99 ve N100 olarak sınıflandırılır.
Avrupa ise iki farklı standart kullanmaktadır:
a- “Filtrelenen yüz parçası” (Filtering Face Piece) (FFP)
b- EN 143 standardı olan P1 / P2 / P3.
Her iki standart da CEN (Avrupa Standardizasyon Komitesi) tarafından korunmaktadır.
Solunum maskesi standartlarının karşılaştırılması
Solunum maskesi Filtre kapasitesi*
» FFP1 ve P1 En az %80
» FFP2 ve P2 En az %94
» N95/KN95(çin üretimi) En az %95
» N99 ve FFP3 En az %99
» P3 En az %99,95
» N100 En az %99.97
» * Filtre kapasitesi", 0.3 mikron veya daha büyük partiküllerin yüzde kaçını filtre ettiğini ifade etmektedir.
Solunum maskeleri, koronavirüse karşı ne kadar koruyucudur?
0,3 mikrondan küçük mikroorganizmalar havadaki diğer moleküller (azot, oksijen, vb.) ile etkileşime girerek düzensiz hareket eden partiküllere dönüşür, bunlar da N95 gibi solunum maskeleri tarafından filtrelenebilir. Virüsleri havadan %95'e kadar verimlilikle filtreleyen N95 maskelerinde virüsler filtre boşluklarından daha küçük olmalarına rağmen maske katmanlarında hapsolurlar ve filtre malzemesine iyonik olarak bağlanırlar. Korona virüsün boyutu yaklaşık ortalama 0.12 mikrometredir (12 nanometre). Ancak koronavirüslerin havada diğer moleküllerle birleşerek 0.5 mikrondan büyük olacağı düşünülmektedir, bu nedenle eğer hastaya aspirasyon, entübasyon yada CPR gibi işlemler yapılmayacaksa ( bu işlemler esnasında salınan virüs partikülleri 0.5 mikrondan küçük olacağı için) cerrahi maske kullanımı yeterlidir. N95/FFP2 maskeler sadece aerosol içeren işlemler sırasında kullanılmalıdır.
Doğru maske kullanım basamakları nelerdir?
Maske takmadan önce mutlaka el hijyeni sağlanmalıdır. Mümkünse 20 saniye boyunca sabunlu suyla, mümkün değilse alkol bazlı el antiseptikleriyle el hijyeni sağlanmalıdır. Sonraki adım maskeyi incelemektir. Maske hasar görmüşse atılmalıdır. Maske sağlam görünüyorsa, halka kulakların etrafından çekilerek maske burun ve çenenin üzerinde genişletilmeli ve yerine tam oturduğundan emin olunmalıdır. Takarken veya çıkarırken yüzeye dokunulmamalıdır. Maske içeriden (kullanıcı tarafından) veya dışarıdan (genel maruziyet yoluyla) vücut sıvılarıyla kirlenmişse değiştirilmelidir. Genel olarak, maskeler tek kullanımlık ürünler olup yeniden kullanılmamalıdır. Ancak N95 maskeler çıkartılmadan hastalar arası geçişlerle 8 saat süre ile kullanılabilir. Kişiye özel N95 maskesinin tekrar kullanımı için el hijyeni sağlandıktan sonra çıkarılan maskeler hava alabilen kağıt torba veya kağıt havluya sarılarak temiz bir ortamda saklanabilir. Her kullanımdan sonra torba veya havlu değiştirilmelidir. Bu saklama koşullarında 5 kezden fazla kullanılmamalıdır. Çapraz kontaminasyonu önlemek için maske sadece kulak halkalarına dokunarak çıkarılmalıdır. Çıkarılan maske düzgün bir şekilde sarılıp bir naylon poşet içinde atılmalı ve eller yıkanmalıdır.
Maske kullanımıyla ilgili dikkat edilmesi gereken durumlar
Kişilerin kendi yaptıkları maskeleri kullanmaları kesinlikle yanlış bir uygulamadır. Kullanılacak maskede FDA (Food and Drug Administration), ASTM (American Society for Testing and Materials), ISO onayı olmalı ve tıbbi bir maskenin hiçbir bileşeninde kağıt olmadığı vurgulanmalıdır.
Cerrahi maskeler üç ile dört katmandan oluşur:
» “spun-bond” veya “melt-blown” polipropilen (filtre tabakası),
» yüksek yoğunluklu dokunmamış bir polipropilen selüloz/polyester tabakası ,
» yüz tarafında “melt-blown” polipropilen filtre tabakasıdır.
Gözlemlenen maske kullanım hataları nelerdir?
Bir maske baş aşağı, sadece burnun üzerine yerleşmişse, çenenin altına çekilmemiş veya sadece ağzın üzerine giyilmiş ve burnu açıkta bırakmışsa yeterli korumayı sağlayamaz. En iyi maske dahi yanlış giyildiğinde koruma sağlamamaktadır.
Kullanıcı, maskenin filtre yüzeyine sürekli dokunur ve uğraşırsa parmakları ve takiben dokunduğu yüzeylerin çapraz bulaşına neden olacaktır. Konuşma veya yemek için yüz maskesinin çenenin altına çekilip, tekrar yerine takılması durumunda maske kirlenmiş olacaktır. Bu durumda kullanılması sakıncalıdır.
Aynı maskeyi çok uzun süre takmamak gerekir. Bir maskenin güvenli bir şekilde takılabileceği süre, kullanıcının etrafında bulunan kişi sayısına bağlıdır. Maskenin dış katmanı nihai engeldir. Patojenleri inaktive etmeden veya öldürmeden filtrelemekte, ancak bir yandan da biriktirerek bulaşıcı yükü artırmaktadır. Yüz maskesi asla bir günden daha uzun süre takılmamalıdır; bir doktor veya hemşire tek bir vardiya sırasında bile birden fazla maske değiştirebilmelidir.
Kullanılmış maskelerin uygun şekilde atılmaması da önemli bir sorundur. Kullanılmış maskeler enfeksiyöz partikülleri biriktirirler. Gelişigüzel etrafa bırakılmaları durumunda daha önceden temiz olan alanların virüsle bulaşmasına neden olabilirler.
Cerrahi yüz maskeleri için altın standart ASTM-F2100'dür. Ancak piyasada benzer görünen, bu standardı karşılamayan ve hastalığa karşı yeterli bir bariyer sağlamayan ucuz malzemelerden yapılmış birçok maske bulunmaktadır. Bu maskelerin koruma sağlamadığı akılda tutulmalıdır.
Maske kullanımının zorlukları
N95 maskeler düzgün takıldığında, içerideki hava ve dış atmosfer arasındaki basınç değişimi nedeniyle çok ısınırlar ve nefes almayı zorlaştırırlar. Kullanıcının kan-oksijen doygunluğu düşebilir; doğru ve uzun süreli kullanımda karbondioksit düzeyi önemli ölçüde artar. Sağlıklı bir yetişkin doğru bir şekilde giyse bile, bir saat kadar sonra sıkıntı yaşayabilir.
Uz.Dr.Rezan HARMAN GÜNERKAN
Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Milkrobiyoloji uzmanı/İş Yeri Hekimi




